10/ Haziran/ 2021
Perşembe

Dünya' nın Ayak İzleri (100x70)

Dünya'nın Ayak İzleri (70x100)

31/ Mayıs/ 2021
Pazartesi

184%20-%20Covid%20Sular%C4%B1nda%20Hezey

Covid Sularında (60x80)

10/ Mayıs/ 2021
Pazartesi

Kulis Anıları(70x100)

Kulis Anıları(70x100)

Yazdığım oyunun kulisi.

“Üstat Harpagon’ a Saygı Ve Destek Gecesi”.  26 Kasım, 2010.

Oyuncular gala için hazırlık yapıyor. 

Sevgili Özden Çiftçi, Umut Demirdelen ve ŞahinÇelik’ i canlandırdıkları karakterlere uygun biçimde  resmetmeye çalıştım. Resmi bitirince de  imzamı aynanın önündeki  menekşelerin arasına iliştirdiğim kartvizite attım. 

O menekşeleri; o süreci birlikte yaşadığımız, emeklerini esirgemeyen, çoğu ile  bir ömürlük meslek hayatını ve paha biçilmez anıları paylaştığımız arkadaşlarıma ve de Umut’ umuzun ve perukacımız İlhan Erem’ in cennetteki ruhlarına yolluyorum. 

3/ Mayıs/ 2021
Pazartesi

Hayat Akarken (60x120)

Hayat Akarken (60x120)

24/ Nisan/ 2021
Cumartesi

204 - Haller, Hayaller, Hayalîler  (60x120).jpg

Haller, Hayaller, Hayalîler (60x120)

Gösteri  yapabilmek ve biraz para kazanıp ihtiyaçlarını giderebilmek için, bir umut, ramazan ayını bekleyen; iki kocamış,  emektar,  gölge oyunu ustası. (Hayalî)

Mesleğin adı "Hayalî" ama resim de hayalî :)

Hayâli Küçük Ali (Mehmet Muhittin Sevilen 1886-1974) Anılarından;

 Bundan kırk yıl öncesinde, yani birinci dünya harbi başlamadan önce İstanbul’un her semtinde birer hayâl perdesi kurulurdu. Ramazana dört gün kala herkes yerlerini hazırlar, kış mevsimi ise kahvelerde ve muntazam çadırlarda, yaz mevsimi ise hem kahvelerde hem de bahçelerde tertibat alınırdı. Zaptiye nezaretine birer dilekçe verilir, dilekçeler polis müdürlüğüne, oradan da polis merkezine ve oradan da karakollara havale edilir, tahkikat başlardı. Karagöz oynatmak için zaptiyenin ileri sürdüğü şartlar da şöyle:

 

1)Oyun yerleri cami, tekke ve mekteplere en az kırk metre uzakta olacaktır.
2)Bu yerleri tutanlar eshabı namustan olacak ve hiçbir suç ile mahkum bulunmayacak.
3)Karagözcünün elinde vesikası olacak.

 

Bu vesika Karagözcüye hükümetçe inceden inceye tahkikat yapıldıktan sonra verilirdi. 

Fakat bununla iş bitti mi bakalım?.. Ne gezer!.. Bir dilekçe de ait olduğu Belediye Reisliğine verilecek… Haydi oraya taşınırdık. Orada da şöyle tahkikat yapılırdı:

 

1)Karagöz oynatılan yer sıhhate muzır mıdır?
2)Yangın olduğu zaman kaçmak için iki kapısı var mıdır?
3)Yangın söndürmek için tertibat alınmış mıdır?

 

Bu tahkikat da tamamlanıp ruhsat tezkeresi (yerine göre 450, 300 veya 150 kuruş mukabilinde) alındıktan sonra Karagöz (yahut o zamanki tabiriyle hayâl) oynatmaya mezun olurduk. Ama bütün bu işler Ramazana on gün kalıncaya kadar arkasını kovalamak suretiyle zor biterdi. Ha şunu unuttum, Karagöz oynatmak için aldığımız izin tezkeresine para verdikten sonra, Darülacezeye da aynı miktarda bir şey öderdik. Ama bunu seve seve verirdik. Çünkü bir çok “hayâli“lerimiz, yani karagözcülerimiz gözlerini Darülacezede kapamıştır.

 

                                                     Türk Folklor Araştırmaları Dergisi No:140 Mart 1961

15/ Nisan/ 2021
Perşembe

203_edited.jpg

Teyzem (90x70)

IMG_7129 (1).jpg

2/Nisan/2021

Cuma

 

Bu hafta, daha önce yaptığım iki resimle uğraştım.

Sonra da gecenin bir vakti, şöyle Ortaköy' e doğru bir gece turu yapmak geçti içimden ama pandemi ve de yaş sınırı nedeniyle, bu turu boyalarım ve tuvalim yoluyla yapmak zorunda kaldım. 

 

Birinci resmi 2016 yılının mart ayında yapmışım. Yani tam beş yıl önce. Ama pek ısınamamıştım yaptığım resme. Eksik kalmıştı sanki. Ya da tam olarak hayal ettiğim ortamı yansıtmıyordu. Öylesine karalanmış bir şiir taslağı gibiydi.

"Yaptım artık,  fazla üstelemenin anlamı yok" diye düşünerek, resim dolabıma kaldırmış ve bir daha da hiç dokunmamış, hatta bakmamıştım bile. Gene de hep aklımdaydı. Geçen gün bir resim ararken çarptı gözüme.

"Gel bakalım buraya" dedim ve çıkardım, tam beş yıldır istirahat ettiği raftan...   

Yılbaşı Sofrası

Ve de yepyeni bir resme başlarmışçasına, gecelerce boyadım durdum. 

Ta ki içime sinene kadar. 

Artık seviyorum bu resmi :)

Yılbaşı Sofrası. (60x100).jpg

Yılbaşı Sofrası (60x100)

İkinci resmi ise; 2018 yılının ekim ayında, Gümüşlük' de yapmıştım.

"Sör ve Profesör"

Yani; Sir Charles Spencer Chaplin  ve Profesör Albert  Einstein.

 

"Sanatınız hakkında en hayran olduğum şey evrenselliğiniz. Tek kelime bile etmiyorsunuz ama bütün dünya sizi anlıyor." demiş, Profesör Einstein;  Sir Charlie Chaplin' e, 1931 yılında, "City Lights" filminin prömiyerinde.
Chaplin de şöyle yanıtlamış;

"Sizin şöhretiniz çok daha muazzam. Çünkü kimse ne dediğinizi anlamıyor, ama yine de bütün dünya size hayran."

Bu iki muazzam insanın resmini yapmak istemiştim, o yıl...

Onları  ne kadar anlıyoruz?..  Nasıl algılıyoruz?..  Bilim ve insanlık sorunlarına kafa yoranlar, sıradan insan için ne ifade ediyor?..  Sadece şöhretleri mi çoğunluğun dikkatini çeken?..  Ve de onlar; bu şöhreti, şanı, itibarı ne kadar önemsiyor?..

Bu ve buna benzer sorular kurcalamıştı kafamı, resmi yaparken. Ya da bu sorular kafamı kurcaladığı için boyalarımı açıp oturmuştum tuvalin başına. Hatta bittiğini düşünerek bir de klip hazırlamıştım. 

Ertesi gün baktığımda, renkleri hoşuma gitmemişti.

Kirli sarı bir fonu yakıştıramamıştım, oluşturmaya çalıştığım kompozisyona.

Sonra onun için de aynı şey geçmişti akımdan;

"Fazla kurcalama. Koy bir köşeye, sonra karar verirsin."

Hazır ilk resmi değiştirmişken, barı onu da elden geçireyim dedim.

Onu da çıkardım, yaklaşık üç yıldır durduğu raftan. Birkaç gecemi de ona ayırdım.

Aslında biten bir resme yeniden dokunmak adetim değildir. Doğru da değildir.

Ama bu ikisi, benim kafamda, bir türlü bitmemişti.

Şimdi bitti galiba :)

Sör ve Profesör (80x60)

Sör ve Profesör (60x80)

Bu da resmin ilk haliyle, o yıl hazırlamış olduğum  klip;

Sonra da, dediğim gibi, Ortaköy turuna çıktım. :)

Ortaköy' de (70x90)

Ortaköy' de (70x90cm)

19 /Mart /2021

Cuma

Bu hafta, birkaç gece boyunca; Globe Theatre,  Shakespeare ve Hamlet' le uğraştım. 

60x120 cm, siyah bir tuvalim vardı.

Uzun süre bakıştık karşılıklı.

Sonra boyamak istediğim hayaller belirdi yavaştan...  

Önce; babadan kalma kartpostalları, Hamlet üzerine yazılmış kitapları karıştırıp bilgi tazeledim.  Onlar beni yeterince isteklendirince de,  oturdum tuvalin başına, açtım boyalarımı...

Gerisini hayal gücümüne bıraktım.

William Shakespeare; tam 420 yıl önce, 37 yaşındayken  bitirmiş Hamlet' i... 

Yazdığı en uzun oyun olarak bilinmektedir. 

Zamanının ünlü aktörü Richard Burbage için yazıldığı rivayet edilir.

Özgün metinde -  ki üç ayrı versiyonu bulunmaktadır -  4000' den fazla kelime kullanmış.

Bu da; bizlerin, günlük hayatımızda kullandığımız kelime sayısının yaklaşık on katı kadar ediyor.

Hemen hemen bütün dillere çevrilmiş, Hamlet.  Dünyanın dört yanında, sayısız kez sahnelenmiş. Her defasında çok ünlü ve yetkin sanatçılar tarafından canlandırılmış ve tam yirmi bir  kez filme alınmış.

Kenneth Branagh'ın uyarlamasında ise, özgün metin hiç değiştirilmeden ve kısaltılmadan, olduğu gibi kullanılmış. 

Canlandıran en genç aktör, Ethan Hawke; film çekildiğinde, 29 yaşında; yani Hamlet' in yaşına en yakın  yaştaymış. 

Johnston Forbes-Robertson ise altmış yaşındaymış,  yirmili yaşlardaki Hamlet' i canlandırdığında... 

Ayrıca; Abraham Lincoln’ün suikastçisi John Wilkes Booth’un kardeşi Edwin Booth da,  o yılların çok ünlü Hamlet oyuncularından biriymiş.

Bunlar benim resme başlamadan önce edindiğim bilgi kırıntıları. 

Bundan sonrası, dediğim gibi, hayal gücü.

 

Dünya prömiyeri öncesi tiyatro kulisi.

Henüz genel provalar başlamamış.

Ophelia' yı oynayan hanım; o yıl doğum yapmış, kuliste, bir köşede  yavrusunu emziriyor.  

Oyunda kullanılacak olan tahtlar  boyadan yeni çıkmış. Kuru kafalarla birlikte, yeni geliyor tiyatroya.

Shakespeare;  Richard Burbage' a ve Horatio' yu oynayacak olan aktöre sahneyi anlatıyor.  Asistan çocuk ve mezarcılar da ilgiyle onları izliyor.

Bu kadar ipucu yeter sanırım. Oturup bütün resmi anlatmamı beklemeyin benden. Diğerlerini siz yakıştırın. 

"Madem hepsi hayal, bunca ön bilgiye ne gerek vardı?" diyebilirsiniz.

Birincisi; o bilgiler beni tetikliyor. 

İkincisi; Shakespeare' in bile hayal unsuru olup olmadığı tartışılırken, ne malum bunların gerçek olmadığı? :) 

Şaka bir yana, hayal de olsa, duygu aynı işte. Kulis telaşı,  oyun heyecanı, insan ilişkileri, oyunun büyüsü...

Ve de resim yapmanın dayanılmaz hazzı.

Hamlet - Dünya Prömiyerine Hazırlık (60x

Hamlet - Dünya Prömiyerine Hazırlık  (60x120 cm)

20/ Temmuz/ 2021
Salı

Bodrum' da Bayram Tatili

Bodrum'da Bayram Tatili (70x100)

20w9  - Güvertede Rüzgar (100x70).jpg

Güvertede Rüzgar Çıktı (70x100)

28/ Eylül/ 2021
Salı

Hayallerim Hayata Sızıyor (100x70)

Hayallerim Hayata Sızıyor (70x100)

Ev Hali (70x100)

Ev Hali (70x100)

Sahil Kahvesi (70x100)

Sahil Kahvesi (70x100)